Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sosyoloji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

TÜRKİYE AİLE YAPISI ARAŞTIRMASI

Türkiye’de geniş aile oranı kırsal alanlarda kentsel alanlara göre oldukça yüksektir. Kırsal alanlarda yaklaşık her 10 hanenin 2’si; kentsel alanlarda ise her 10 haneden ancak 1’i geniş aile kompozisyonuna sahiptir. Geniş aile kapsamında incelenen ataerkil aile ve geçici geniş ailelerin her ikisi de kırsal alanlarda daha yaygındır. Bu aile yapılarından geçici geniş aile hem kentsel alanlarda hem de kırsal alanlarda daha yaygındır. Bu durum, anılan ailelerin dağılmış aileye dönüşme potansiyelinin yüksek olması nedeniyle yakın gelecekte Türkiye’de dağılmış aile oranının daha da artacağının bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Beklendiği gibi daha kozmopolit bir yaşam biçiminin hüküm sürdüğü kentsel alanlarda dağılmış aileler daha yaygındır. Bu farklılığın altında, kentsel alanlarda tek ebeveynli ailelerin, diğer dağılmış ailelerin ve akraba olmayanlardan oluşan ailelerin yaygınlığının kırsal alanlara göre daha fazla olmasının etkisi bulunmaktadır. Kırsal alanlarda ise özellikle yaşlı ka...

BİREYSELLİK VE KÜLTÜR - Georg Simmel

  Özgürlük ve Birey       Bireysellik dediğimiz şeyi İtalyan Rönesansı çağının yarat tığı konusunda genel bir mutabakat vardır Avrupa'da. Bununla, bireyin ortaçağdaki ortaklık biçimlerinden, yani hayatının, faaliyetlerinin ve te mel itkilerinin örüntüsünü homojenleştirici gruplar içinde kısıtlamış olan biçimlerden içsel ve dışsal olarak kurtulmuş olması kastedilir. Söz konusu biçimler bireyin sınırlarının bulanıklaşmasına yol açmış, kişisel özgürlüğün, bünyevi biricikliğin ve kişinin kendine duyduğu sorumlu luk hissinin gelişmesini ketlemiştir adeta. Ortaçağın her türlü bireysel lik izinden yoksun olup olmadığı meselesini bir kenara koyacağım. Bir ilke sorunu olarak bireysellik üzerindeki bilinçli vurgu sahiden de Rö nesans'ın özgün kazanımıymış gibi görünmektedir. Bu da güç sahibi ol ma, temayüz etme ve şan şeref kazanma isteğini insanlar arasında gö rülmedik ölçüde yaygınlaştıracak şekilde gerçekleşmiştir. Bu dönemin başlarında Floransa'da. rivayet edildiği gi...

FARKLI DİLLERİN TWEETLERİ SOSYO-KÜLTÜREL BİR ANALİZ

                                                 FARKLI DİLLERİN TWEETLERİ                                                   SOSYO –KÜLTÜREL BİR ANALİZ                                                                                  ...

SOSYAL MEDYA'YI KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE TÜKETİM ENDÜSTRİSİ BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRME

  SOSYAL MEDYA'YI KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ VE TÜKETİM ENDÜSTRİSİ BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRME 1.1    Sosyal Medya ‘ nın Toplum Üzerinde ki Etkisi   Günümüz dünyasında iletişim en önemli unsurların başında gelmektedir. İnsanlar birbirleriyle sürekli etkileşim ve iletişim halindeler . Toplum mekanizması kendiliğinden sosyal bir varlıktır ve olaylar karşısında sürekli bir tepki verme ihtiyacı hisseder. Sosyal medya bizim tepkilerimizi ve görüşlerimizi ifade etme olanağı tanır. Siyasi , ekonomik, toplumsal olaylara karşı tüm görüşlerimizi bu mecralarda aktarma ihtiyacı hissederiz. Bana sorsalar sosyal medya senin için ne anlam ıfade ediyor diye , ben kesinlikle şunu ifade ederdim ; Uzak mesafeleri çok daha yakın kılan bir araç . Bir yere seyahat ederken genellikle daha hızlı ulaşım araçlarını tercih ederiz ve burada önemli olan unsur , zaman unsurudur . Peki sosyal medya bize nasıl bir zaman sunuyor ? Sosyal medyanın bize sunmuş olduğu zaman kavramı tamamıyla pragmatik bir kavr...

DİN, TOPLUM VE KİLİSE

    DİN TOPLUM VE KİLİSE 1.1.   Toplumsal ve Bilimsel Bir Perspektiften Bakış Açısı    Yüzyıllar boyunca insan yaşamının merkezinde yer alan kültürel , dini , sosyolojik , ekonomik bazı değerler mevcuttur. Sosyal yaşam içerisinde cereyan eden bu değerler bireylerin görüş ve ideolojileri ile harmanlanarak günümüze kadar ulaşmıştır. Bazı değerler vardır ki asla yok olmaz , o değerlerin başında şüphesiz DİN faktörü almaktadır . Dinleri bu kadar özel kılan ve toplumların yaşamına yön veren adeta dünyanın kanunları haline getiren ve hatta demokrasiyi biçimlendiren bu denli gücü nereden almaktadır? Şüphesiz insanlar Tanrı ‘ nın kutsalliyetini kendi ideolojik çıkarlarıyla harmanlayarak onları bir bütünlük içerisinde topluma empoze etmiş , kolektif bir hareket tarzı içerisinde temellendirmiş ve güçlü kapitalist sermayenin içine yerleştirmişlerdir. Esasen 21. Yüzyılın diğer çağlardan farklı olmasını sağlayan özellik bu olsa gerek …   Burada belirleyici faktör şü...